Eğer yukarıdaki ilişimler çalışmıyorsa, İnternet tarayıcınızın adres çubuğuna kopyalayınız.
Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteci Hasan Sancak Ermenistan'ın Başşehri Erivan'da sözde "Ermeni Soykırımı"nı anmak amacıyla düzenlenen törende Ermenilerin Türk Bayrağını yakmalarını ve ABD Başkanı Obama’ nın ‘Büyük Felaket’ diyerek onlara verdiği desteği yazmış olduğu on sekiz dörtlüklü ve nakaratlı ‘TÜRK BAYRAĞINI YAKTI-ŞU ERMENİ PİÇLERİ OBAMA YANLARINDA-MAHVEDERLER İÇLERİ’ şiiriyle protesto etti.
Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Sancak:’ Ay-Yıldızlı Bayrağa uzanan eller en kısa zaman içinde kökünden kesilmelidir. Şehitlerimizin ruhları sızlamıştır. Adamlar ağzına geleni söylüyorlar. Biz, sadece susuyoruz. Her şey kapalı kapılar ardında konuşuluyor. İşin ne olduğunu ABD, AB, Ermeniler çok iyi biliyorlar. Bizim hiçbir şeyden haberimiz yoktur. Bunlar, üstüne basa basa konuşuyorlar. Yaptıkları icraatlar ve konuşmaları ortadadır. Cambaza bak denilerek uyutuluyoruz. Daha sınır kapısını açmadan onlar, bağımsızlığımızın sembolü şanlı bayrağımızı alçakça ve kahpece yaktılar. Sınırı niçin açacağız? Vatana dolup işsizlere yeni işsizler katacaklardır. Yüz binlerce insanımız işsizlik dolayısıyla inim inim inlerken, gelenler keyiflerine keyif katacaklardır. Kendileri iş sahibi olup ihanetlerine devam ederken, bizlerse bön bön bakacağız. Emir almaya o kadar alıştık ki. İnşallah bu aziz millet Atatürk gibi emir veren bir lideri içinden çıkartacaklardır. Türk Milleti kahpe eller tarafından bayrağımızın yakılışını görünce cevap verecek bir yetkilinin olmamasının şaşkınlığını ve derin üzüntüsünü yaşamaktadırlar.
Obama 1915 olayları için bizi övmüş müdür? Övmediği çok açıktır. Türk Milleti’ne hakaret edilmiştir.Alçakça ve kahpece küçültülmüştür.Kimse Ermenilerin düşmanın dümen suyuna girerek ihanetlerini konuşmamaktadır.Dün Ermenilerdi.Bugün ise bu PKK dır.Yavaş yavaş onların da alt yapısı hazırlanmaktadır.Türkiye hiçbir zaman bu kadar aciz duruma düşmedi.Obama’nın konuşmasından önemli gördüğüm bölümlerini sizlerin de bilgisine sunuyorum.
‘94 yıl önce, 20. yüzyılın en büyük katliamlarından biri başladı. Her yıl, Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde 1.5 milyon Ermeni’nin katledilmesi veya ölüme yürümesini anıyoruz.Tarih, çözülmedikçe ağır bir yük olabilir. 1915’in korkunç olayları insanoğlunun kendi türüne insani olmayan tutumunun karanlık olasılığını hatırlatıyor. Geçmişi gözden geçirmenin uzlaşma yönünde kuvvetli bir vaadini de içinde barındırıyor. Benim 1915 olayları ile ilgili olarak görüşlerim belli, bunları tutarlı bir şekilde ifade ettim ve bu görüşlerim değişmedi. Ermeniler,dinamizm, dayanıklılık ve yetenekleri sayesinde, kendilerini yok etmeye çalışanlara karşı direndiler. ABD de, 1915’ten sonra bu ülkeye göç eden Ermeni asıllı Amerikalılar’ın topluma yaptığı katkılarla zenginleşti. Bugün, dostluk, dayanışma ve derin saygı duygularıyla her yerdeki Ermeniler’in yanında duruyorum.’
Söylenen sözler soykırım kadar ağır sözlerdir. Yukarıdaki sözleri bizleri yönetenlerin iyi okumasını ve tahlil etmesini istiyorum. Adam daha ne desin. Önce onların karınlarını iyice doyur. Açlıktan ölmesinler. Dün olduğu gibi iyice palazlansınlar. Sonra da toprak vermeden başlayarak, her şeyi kabul edin demektedir. Obama soykırım demedi diye bir göbek atmadığımız kaldı. Televizyonlar ve basın bunu manşetten duyuruyorlar. Adam, daha kötüsünü konuştu. Bunu görmüyor musunuz? Bu konuşma Türkiye’de ABD karşıtlığına tavan yaptıracaktır. Bundan sonra seçimle iktidara gelenler buna iyi dikkat etmeleri gerekir.
Türkiye gerçekten gariplikler ülkesi oldu. Bir şair Ermenilerin Türk Milletine yaptığı ihaneti 3000 mısra ile anlatıyor. Kendisine destek olacak bir makam ve yetkili bulamıyor. Ben, Türkler Ermenileri şöyle kesmiş doğramış deseydim, televizyonlar ve gazeteler beni flaş haber olarak dünyaya duyururdular. Bizde aydın ihaneti vardır. Bu vatanın ekmeğini yiyeceksin. Suyunu içeceksin. Havasını teneffüs edeceksin. Üstelik bir de ihanet edeceksin. Bunu da çağdaşlık adına yapacaksınız. Yukarıdaki üye olduğum sitelerde konuyla ilgili uzun şiirimi okuyucularımızın bilgisine de sunuyorum. Şiir kitaplarına destek olacak belediye başkanlarımızdan ve iş adamlarımızdan ilgi ve destek bekliyorum’ dedi.
Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi Reklâm Yazarı Eğitimci Gazeteci Hasan Sancak Kimdir?
Orta Karadeniz Bölgesinin en şirin ilçelerinden biri olan, yeşille mavinin kucaklaştığı turistik Samsun’un Alaçam ilçesinden en derin saygı ve sevgilerimi sunarım. Adım soyadım Hasan Sancak’tır. Alaçamlı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteciyim. 24 senedir basının içindeyim.53 yaşındayım. Nagehan isminde bir kızım, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibiyim. Alaçam ilçesinde 01.01.1956 yılında doğdum. Aslen Trabzon'un Köprübaşı İlçesindenim. Bize burada Hacı Dedeoğlu Sülalesi (SANCAK) derler. (Hacı Seyit Dedeoğlu’ nun-Merhum) en büyük oğlu Yakup Sancak’ın oğluyum. Dokuz kardeşiz. Annemin ismi Emine, (Merhume) babamın Yakup'tur.
Alaçam’da sırasıyla Fatih İlkokulu'nu, Alaçam Lisesi’nin orta ve lise kısmını tamamladım. 06.11.1980'de Samsun Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nden mezun oldum. Aynı sene Ankara'da kurayı çekerek, 15.12. 1980 ’de Hatay ili Antakya Atatürk Ortaokulu’nda depo öğretmenliği görevinde bulundum. 14. 01,1981’de ayrıldım. 19.01.1981'de Antakya Şenköy Ortaokulu’na Stajyer Türkçe Öğretmeni olarak tayin edildim. 21.06.1981- 02.01.1982 yılları arasında müdür vekilliği üstlendim. 19.01.1982’de stajyerliğim kalktı.15.12.1983 yılında Antakya Hassa Salmanuşağı Ortaokulu'na gönderildim.15.01.1984'te Isparta 40'ıncı Piyade Alayı'nda, dört ay süreyle, askerlik görevimi er olarak gerçekleştirdim.
15.12.1985’te eş durumu dolayısıyla Samsun'un Alaçam İlçesi İmam Hatip Lisesi'ne tayinim çıktı. Burada 15.09.1999 yılına kadar görev yaptım. Aynı tarihte Alaçam Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda Türkçe Öğretmenliği görevine başladım. Birinci dönem görev yaptıktan sonra Kaymakamlık oluruyla ikinci dönem Fatih İlköğretim Okulu'na atandım. Millî Eğitim Bakanlığı'nın çıkarmış olduğu 'Norm Kadro' dolayısıyla 06.07.2000 yılında Alpaslan İlköğretim Okulu'nda Türkçe Öğretmenliği görevine başladım.15 saat Alpaslan İlköğretim Okulu, 15 saat Karşıyaka İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim. Millî Eğitim Bakanlığı'nın çıkartmış olduğu 'Norm Kadro'yu Danıştay'ın değiştirerek, meslekteki kıdeme göre tayinlerin yapılması esasına dayanarak, tekrar tayin istedim.2001 yılının ilk 6 ayında Karşıyaka İlköğretim Okulu ve Atatürk İlköğretim Okulu'nda görev yaptıktan sonra 31.07.2001’de Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda asil öğretmenlik görevine döndüm. Toplam 25 sene dört ay görev yaptıktan sonra bu okuldan 2005–2006 yılının Temmuz ayında emekliye ayrıldım.
Ben,1 Aralık 2000 de,44 yaşında gördüğü gerçek rüya reklâm senaryosunu notere onaylatan ve bu tarihten sonra da rüyalarında reklâm senaryoları gören dünyadaki ilk ve tek kişiyim. O tarihten itibaren de düşümde reklâm senaryoları görerek, notere onaylattım. Bu tarihten sonra da reklâm senaryoları yazmaya başladım. Notere onaylattığım ilk gerçek rüya reklâm senaryom ile birlikte, reklâm yazarı oldum. 5 Aralıkla, 12 Aralık 2000 tarihleri arasında ulusal televizyon ve gazeteler beni dünya ve Türkiye’ye flaş haber olarak duyurdular. Coca Cola benden beş sene sonra noter onaylı gerçek rüya reklâm senaryomu dünya ve Türkiye’deki ulusal kanalların reklâm kuşaklarında aynen oynatmıştır. Coca Cola ile mahkememiz şu anda devam etmektedir. Samsun yerel mahkemeyi kaybetmiştim. Yargıtay’a itiraz ettik. Samsun Yerel Mahkemesinin verdiği kararı Yargıtay bozdu. Dava yakında Samsun’da tekrar başlıyor.
Şimdiye kadar şiir kitaplarım, NOTER ONAYLI RÜYA REKLÂM SENARYOLARIM, Notere onaylattığım "Televizyonlar İçin 300 e yakın İlginç Yarışmalarım ile kamuoyunun gündemine geldim.Bu reklâm senaryolarımı RÜYALARIMI ÇALDILAR!..Kitabımda okuyucularla buluşturacağım. Google’den Rüyalarımı Çaldılar, Blogcu Hasan Sancak, Noter Onaylı Rüya diye yazarsanız,yüzlerce sayfamla karşılaşırsınız. Çok ilginç alternatif reklâm senaryo önerilerim vardır. Şiir kitaplarıma desteklerinizi bekliyorum. Faturası kesilerek, şiir kitaplarımın iç karton kapaklarında renkli olarak, reklâmlarınızı yaptırabilirsiniz.Çıkan üç tane şiir kitabım vardır. Bu kitaplarla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabım ve 5000 tane şiirim bulunmaktadır.50 tanesi notere onaylatılan 400 taneden fazla reklâm senaryom bulunmaktadır. Belirli yıllarda Alaçam'da (T.R.T-A.A.-İ.H.A.-D.H.A -HÜRRİYET-GÜNEŞ-ORTADOĞU-FOTOSPOR-HALK-SANCAK-ALTINOVA Gazetesi' nin muhabirliğini ve temsilciliğini yaptım. ÇIKAN ŞİİR KİTAPLARIM: (O' DUR) ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ATATÜRK ŞİİRLERİ (2000) ONLAR A N ALARIMIZ -ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ. (2003)BENİM ANNEM MELEKTİ ('2005)
TÜRK BAYRAĞINI YAKTI-ŞU ERMENİ PİÇLERİ OBAMA YANLARINDA-MAHVEDERLER İÇLERİ
Ermenistan Başkenti-şer devlet Erivan'da Neler oldu gördün mü-huzur kalmadı canda Bağımsızlık timsali-benim şanlı bayrağım Kahpelerce yakıldı-üzüldü yurtta sağım
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Bayrak şehidin kanı-anlayamaz soysuzlar Başlarına bakınız-sağ ve solda boynuzlar Bunların ataları-kan içti oluk oluk Anne baba nineler-mahvoldu çoluk çocuk
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Bayrağımı yakanı-tutar isem yakarım Karşısına geçerek-zevk duyarak bakarım Ben ekmek vereceğim-besleyeceğim onu O alçaklık yapacak-hazmedemedim bunu
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Al rengi tanımayan-kişiye açma kucak Bayrakta kanı olan-anlamı bilir ancak Elleri kollarını-sallatarak vatana Onları sokarsanız-ihanettir atana
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Gözleri yurdumuzda-toprak isterler bizden Kanunlarında vardır-kurtulmadık krizden Dünya yanlarındadır-bilmez mi yetkililer Bizi esir alacak-şu sicilli deliler
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Tek karış toprağımız-bil verilemez asla Yok etmek isteyene-bizler bakarız hırsla Yüz binler candan geçti-daha vardır milyonlar Emre hazır bekliyor-bütünüyle insanlar
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Sınır tanımayana-bir kez eğersen boyun ‘Ön taraftan atlarsa-geriden gelir koyun’ Türk Milleti affetmez-imzayı atanları Asla unutmayacak-vatanı satanları
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
İnsan insan olmalı-yapmamalı kahpelik Şerefsizlik yaptıysa-sökülmelidir ilik Biz neyle uğraşırız-onların başka derdi Sıkıntıya sokarlar-vatanımda her merdi
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Kahpenin yaptığını-köpekler bile yapmaz Senelerce dinleriz- hem öğüt hem de vaaz Devlet adamlığı şart-yok mudur bir Atatürk Çağları aşmalıdır-kendisine gelsin Türk
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Atamız ne yapmıştı-o Yunan bayrağını Emir verdi kaldırttı-unutmayın bu anı Bize barbar diyenin-kızarmalı yüzleri Atatürk’ü tanıyın-unutulmaz sözleri
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Hah ha yapmakla olmaz-düşünün yüz seneyi Bu işten kurtuluş yok-bulmayın bahaneyi Tehlikeli oyunu-sergileyen bir toplum Sonucuna katlanır-davranın kızım oğlum
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Köpekleşmiş milletler-gün gelir cezasını Hepsi de görecektir-tümüyle ezasını Geçmişte olanları-unutmadık milletçe Daima elde hazır-sunulacak dilekçe
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Şartlarını sırala-eğer büyük devletsen Satır satır okuyun-davranmalıyız erken Türkiye büyük bir güç-şuuruna varmalı Yarının düşlerini-uyumayıp kurmalı
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Ticaret arıyorlar-denize düştüler hep Nefesleri kokuyor-delik hepsinde de cep Karabağ meselesi-soykırımın lafları Neler varsa halledin-sakın yapma gafları
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Obama’da konuştu-evet dedi soykırım Bunu da alkışlayın-yok olsun itibarım ‘Doksan dört sene önce- yüzyılın katliamı Başladığını dedi-övdü durdu yamyamı
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Osmanlı Devleti’nin-son günlerinde imiş Tamam 1.5 milyon –yok olan Ermeni'ymiş Ölüme yürümesi-katledilmesini Anıyoruz söyledi’-yükselt artık sesini
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
Bugün bunları diyen-yarın neyi söylemez Buradan uyarırım-davranmanız gerek tez Hasan Sancak bir Şair-oka benzer kalemi Dörtlükle uyandırdım-dört yanda elalemi
Türk Bayrağını yaktı-şu Ermeni piçleri Obama yanlarında-mahvederler içleri
HASAN SANCAK ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ REKLÂM YAZARI (EĞİTİMCİ-GAZETECİ) TEL: 0362–621 27 79 0506–2730465 (Öğretmen Hattı)
E-mail: noteronayliruya55@yahoo.com.tr
Yeni Cami Mah. Bafra Cad.4.Sok No 11 55800-ALAÇAM-SAMSUN
BLOGGUM.COM’DAKİ YAZILARIMI OKUR MUSUNUZ? hasansancak-noteronayliruya.bloggum.com Ermenilerin İhanetini 3000 Mısra İle Okumak İster misiniz? http://milletisadikavehocalikat.blogcu.com Noter Onaylı Rüya’daki Yazılarımı Okur musunuz? http://noteronayliruya.blogcu.com/ Antoloji Com’daki Şiirlerimi Okumak İster misiniz? http://www.antoloji.com/hasan_sancak Edebiyat Defterindeki Şiirlerimi Okumak İster misiniz? www.edebiyatdefteri.com/profil/11250/noter-onayli-ruya.html - 37k Şiir Dostu’ndaki Şiirlerimi Okur musunuz? www.siirdostu.com/sairler/hasan_sancak/ - 73k - - ‘Mustafa Kemal = O Dur’ Atatürk Şiirlerimi Okur musunuz? http://odurataturksiirleri.blogcu.com Rüyalarımı Çaldılar Yazılarını Okur musunuz? http://ruyalarimicaldilar.blogcu.com Samsun Şiirlerimi Okumak İster misiniz? http://samsunillersultani.blogcu.com Trabzon-Köprübaşı Şiirlerimi Okumak İster misiniz? http://koprubasiilcesisiirleri.blogcu.com Benim Annem Melekti Şiirlerimi Okumak İster misiniz? http://benimannemmelekti.blogcu.com/ Hasan Aslan Şiirlerimi Okumak İster misiniz? http://hasanaslanasiirler.blogcu.com Samsun-Alaçam Şiirlerimi Okumak İster misiniz? http://herseyalacamicin.blogcu.com Onlar Analarımız -Öğretmenin En Güzel Anne Şiirlerimi Okumak İster misiniz? http://onlaranalarimiz.blogcu.com/
3/2/2009 - Yusuf Ziya Yılmaz=Genel Sekreteri Kenan Şara’yı Mezarda da Affetmem!..
Yusuf Ziya Yılmaz=Genel Sekreteri Kenan Şara’yı Mezarda da Affetmem!..
AKP’ li Yusuf Ziya Yılmaz=Genel Sekreteri Kenan Şara’yı Mezarda da Affetmem!..
Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur !..
Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci ve Gazeteciyim. Üç tanesi çıkan 50 şiir kitabım, 50 tanesi noter onaylı 400 tane de alternatif reklâm senaryom bulunmaktadır. Şiir kitaplarımı çıkartma ve alternatif reklâm senaryolarımı kamuoyuna duyurma mücadelesi veriyorum. Ben,1 Aralık 2000 de,44 yaşında gördüğü gerçek rüya reklâm senaryosunu notere onaylatan ve bu tarihten sonra da rüyalarında reklâm senaryoları gören dünyadaki ilk ve tek kişiyim.5 Aralık 2000 tarihinden sonra bütün ulusal televizyon ve gazeteler beni dünya ve Türkiye’ye flaş haber olarak duyurdular.
Coca Cola benden beş sene sonra noter onaylı gerçek rüya reklâm senaryomu dünya ve Türkiye’deki ulusal kanalların reklâm kuşaklarında aynen oynatmıştır. Ulusal gazeteler ve televizyonlar reklâm alamam korkusuna haber yapamıyorlar.Coca Cola ile mahkememiz şu anda devam ediyor.Samsun yerel mahkemeyi kaybetmiştim. Yargıtay’a itiraz ettik.Yargıtay yerel mahkemenin verdiği kararı bozdu.Dava yakında Samsun’da yeniden başlıyor.Konu ile ilgili haber Türkiye ve dünyaya duyurulacaktır.Özellikle üye olduğum 5oo foruma ve üye olacağım diğer forumlara da bu haberimi koyacağım. En az 8 şirket 3 tane rüya reklâm senaryomu başka ürün adına ulusal televizyonlarda yayınladı. Google’ ye Hasan Sancak, Noter Onaylı Rüya, Blogcu, Hasan Sancak ya da Rüyalarımı Çaldılar yazarsanız,yüzlerce sayfamla karşılaşırsınız.
Türkiye’de ulusal basın esir alınmıştır.Bu benim ülkem için çok büyük bir utançtır.Yüzkarasıdır.Köle olan ulusal basını protesto ediyorum.Şikayetim buralarda çalışanlara değil, patronlaradır.Yazmayın deniyorsa, haber yapılmamaktadır.Sesimi duyurmak için Başbakan da dahil olmak üzere devlet bakanlarına,parti başkanlarına,belediye başkanlarına ulaştım.Bu şekilde sesimi duyurduğum zaman basın haber yapıyor.Başka türlü haber yaptıramıyorum.
Buradaki konu Samsun Fuar içinde Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’ ya derdimi anlatacağım sırada Samsun AKP Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz,Bakan, milletvekilleri, yetkililer ve basının huzurunda,Hocam ben senin derdini biliyorum.Yarın gel seni iki saat dinleyeceğim demiştir.Söz verip,beni Alaçamlı Samsun Büyükşehir Belediye Genel Sekreteri Kenan Şara’ya hakaret ettirerek, kovdurması olayıdır.Bakan Nimet Çubukçu’ nun huzurunda söz veren Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz yalan konuşmuştur.Sözünde durmamıştır.Üstelik beni Genel Sekreter Kenan Şara’ ya kovdurmuştur.Büyükşehir belediye Başkanı olan bir kişi böyle olmamalıdır.Bunun öbür dünyası vardır.Nimet Çubukçu’ nun yanında nasıl söz verdiyse,O’nun yanında özür dileyecektir.İkisi de benden önce vefat ederseler,bütün basına hakkımı helal etmiyorum diye haber göndereceğim.
Bu olayın peşini bırakmam mümkün değildir.Hem bu dünyada hem öbür dünyada hakkımı arayacağım…
Sanalda yüzlerce sayfamla karşılaşırsınız. Tanıdığınız başka basın ve forum varsa, lütfen bu haberimi onlara da gönderiniz. Çalışmalarınızda başarılar diler, en derin saygı ve sevgilerimi sunarım.
Saygılarımla.
SAMSUNLULAR…ALAÇAMLILAR…
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI
YUSUF ZİYA YILMAZ
VE
GENEL SEKRETERİ
KENAN ŞARA’YI
AFFETMEYECEKLER!..
Okuyanların Dikkatine!..
YUSUF ZİYA YILMAZ’I TANIR MISINIZ?
YUSUF ZİYA YILMAZ’I NASIL BİLİRSİNİZ?
YUSUF ZİYA YILMAZ YALAN KONUŞUR MU?
YUSUF ZİYA YILMAZ VERDİĞİ SÖZLERİ TUTAR MI?
YUSUF ZİYA YILMAZ KENAN ŞARA’YA HASAN SANCAK İÇİN NE DEDİ?
KENAN ŞARA’NIN HASAN SANCAK’I KOVDUĞUNDAN HABERİ VAR MI?
HASAN SANCAK’A SÖYLENEN SÖZLERİ YUSUF ZİYA YILMAZ MI SÖYLETTİ?
BUNLARI SÖYLEDİKTEN SONRA KONU İLE İLGİLİ YAZDIĞIM YAZILARIMI NOKTASINA VİRGÜLÜNE KADAR OKUMANIZI İSTİYORUM.YUSUF ZİYA YILMAZ DEVLET BAKANI NİMET ÇUBUKÇU’ NUN HUZURUNDA YARIN GEL SENİ İKİ SAAT DİNLEYECEĞİM DİYEN VE SAMSUN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN BENİ GENEL SEKRETER KENAN ŞARA’YA HAKARET ETTİREREK KOVDURMUŞTUR.
KUL HAKKI DENEN BİR ŞEYE İNANIP İNANMADIKLARINI BİLMİYORUM.İNANIYORSALAR, BASIN TOPLANTISI DÜZENLEYEREK,AJANSLARA AÇIKLAMALARDA BULUNMALIDIRLAR.YAPTIKLARINDAN VE SÖYLEDİKLERİ DOLAYISIYLA SAMSUNLULARDAN,ALAÇAMLILARDAN, KAMUOYUNDAN VE BENDENÖZÜR DİLEMELİDİRLER.
Toplum tarafından sevilen kişiler ağızlarından çıkan sözlere dikkat etmeleri gerekir.Söz veriyorsalar,verdikleri sözleri tutmaları gerekir.Bu dünyada bundan kurtulabilirsiniz.Öbür dünyada hesabının sorulacağını unutmayınız.Aşağıdaki haber o tarihte basında çıkan haberlerden sadece bir tanesidir.Bunu bir partili olarak değil,insani açıdan değerlendiriniz.
Yusuf Ziya Yılmaz ile ilgili haberimi sadece
SAMSUN
MANŞET GAZETESİ SAHİBİ
A.Yener CABBAR
üç gün MANŞETTEN verdi.
Konununüzerine gitti. Haberim gerçek değildir diye karşı taraftan, bu yazıma bir yalanlama gelmedi.Sadece sustular. Konu gerçek olduğu için bir cevap veremediler.
Ben, Samsun’daki çoğu gazeteciyi yakından tanımaktayım. Onların çoğu da beni tanımaktadır. Çünkü 24 senedir basının içindeyim. Alaçam’da çoğu ulusal ajansların ve yerel gazetelerin muhabirliğini ve temsilciliğini de yaptım.”İHA- DHA-AA-TRT-TERCÜMAN-GÜNEŞ-ORTADOĞU-FOTOSPOR-HALK-ALTINOVA-SANCAK”…Bunlardan bazılarıdır.
Yıllardır yalnızbaşımaCOCA COLA VE RÜYA REKLAM SENARYOLARIMI İZİNSİZ KULLANANLARA KARŞI MÜCADELE VERİYORUM. Millet vekillerimiz, belediye başkanlarımızın hepsinin Noter Onaylı Rüyadan haberleri bulunmaktadır. Mailler ve telefonlarla onlarca sefer kendilerine konu ile ilgili bilgi verdim. Derdin nedir diye bana bir şey sormadılar!
Şimdiye kadar Samsun’a gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, DYP Eski Genel Başkanı Mehmet Ağar, Anavatan Partisi Eski Genel Başkanı Erkan Mumcu, Kültür ve Turizm Eski Bakanı Atilla Koç,Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ve Sanatçı İbrahim Tatlıses’e Samsun’a geldikleri zaman ulaştım. ”RÜYALARINI ÇALANLARI SAKIN AFFETME.”Diyen ve destek olacağını söyleyen KÜLTÜR VE TURİZM ESKİ BAKANI ATİLLA KOÇ’un sözleri hâlâ Samsun semalarında yankılanmaktadır. Bu konudan haberleri olan ve konu ile ilgili yazılarımı verdiğim Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu’da benimle ilgilenmemiştir.25 Kasım 2005 tarihinden 4–5 gün önce İHA bir haberimi yaptı.RÜYASINI ÇALANLARI BAŞBAKAN’A ŞİKÂYET EDECEK. Bütün yerel gazetelerimiz bunu manşetten okuyucularına duyurdular. Belirli tarihlerde bu konularla ilgili çıkanbasındaki haberleri bilginize sunuyorum.Gazete kupürlerini taratarak, bu konularla ilgili haberleri bir kitapta yayınlayacağım.Önemli haberlerden bazıları aşağıdadır.
SAYIN BAKANIM HANİ SÖZ VERMİŞTİN?!..
KÜLTÜR BAKANI`NA RÜYA ŞİKÂYETİ!..
2005-08-27 Haber7 http://www.haber7.com
Samsun Alaçam`da öğretmenlik yapan şair-yazar Hasan Sancak, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç`tan, `Sayın bakanım, rüyalarımı çaldılar` diyerek yardım istedi bakanın nasihati ilginç oldu.
Koç, daha sonra Sahil Yolu`ndaki Sevgi Cafe`ye geçerek kendisine katılan eşi Şadiye Hanım ve kızı Sırma ile birlikte yemek yedi. Yemek sırasında ilginç bir olay yaşandı. Samsun`un Alaçam İlçesi`nde öğretmenlik yapan şair-yazar Hasan Sancak, Bakan Koç`a yaklaşmaya çalıştı. Önce güvenlik görevlilerinin engellemesiyle karşılaşan Hasan Sancak, Bakan Koç`un talimatı üzerine amacına ulaştı. Bakan Koç`a yaklaşarak 2000 yılında gördüğü ve Noter`e onaylattığı iki farklı rüyasına kendisinin haberi olmadan Coca-Cola ve Mavi Jeans firmaları tarafından reklam filmi çekildiğini ileri süren Hasan Sancak, `Sayın bakanım, hakkımın teslimi için sizden yardım istiyorum. O rüyalar bana ait` dedi. Koç ise, `Rüyanı çalanları asla affetme. Sana gerekli desteği vereceğim. Sonuna kadar hakkını ara` nasihatinde bulundu.
Samsun'un Alaçam İlçesi'nde öğretmenlik yapan halk şairi, reklam yazarı, yazar, gazeteci Hasan Sancak, 26 Kasım'da Samsun'da düzenlenecek mitinge katılacak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a rüyasını ve projelerini çalanları şikayet edeceğini söyledi.
Bazı şirketlere karşı rüyasında gördüğü noter onaylı reklam filmlerini çekip oynattıkları için hukuki mücadele başlatan Hasan Sancak, "Yıllar önce gerek rüyalarımda görüp gerekse düşünerek yazdığım yarışma programları ve reklam metinlerimi değişik TV kuruluşları program haline getirirken, şirketler de reklam filmi yapıp gösterime sokuyor. Bu program ve reklam filmlerinin fikir babası benim. Tamamı noter onaylı ve ISBN numaralı olan kitaplarımda kayıtlıdır" dedi.
Projelerini çalanları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a şikayet edeceğini söyleyen Sancak, şu anda Başbakan'ın korumalarını nasıl geçeceğini düşündüğünü belirterek, gerekirse 500 metre uzaklıktan kalabalığa doğru koşup, "Sayın Başbakan'ım rüyalarımı çalıyorlar, adalet istiyorum" diye sesleneceğini ifade etti. Sancak, Başbakan Erdoğan'ın bir şeyhin eğitim sistemini düzeltmeye yönelik rüyasıyla ilgili olarak da, "Biz rüyalarla amel etmeyiz" sözünün çok yerinde bir söz olduğunu, ülkeyi karıştırmak isteyenlerin bu yollara tevessül ettiğini, dini ve milli konuları kullandığını ancak kendi durumunun farklı olduğunu söyledi. Kendisinin rüyaları ve düşünceleriyle kimseyi yönlendirmeye çalışmadığını ifade eden Sancak, "Ben de rüyalarla amel etmem. Gördüğüm rüyalarımı ve fikirlerimi notere onaylatıp kitaplarıma yazıyorum. Hepsi de ilginç. Ancak, bazı kuruluşlar benden izin almadan rüyalarımı ve fikirlerimi çalıyor. Ülkemizde fikir hırsızlığının önüne geçilmesini istiyorum. İki satır dize yazıp 'Bu şarkı sözlerini ben yazdım' diyenler şarkıcılardan tazminat alırken, bizim gibi Anadolu'da sesini duyuramayan fikir adamları mağdur ediliyor. Bizler bu konuda adalet istiyoruz" diye konuştu.
BAŞBAKANIM RÜYALARIMI ÇALDILAR!..
HÜRRİYET GAZETESİ
27 Kasım 2005
Başbakan Erdoğan, Samsun'daki konuşmasında ‘Doğalgaz konusunda Türkiye'nin rüyasını gerçekleştirdik' dediği sırada; Hasan Sancak adlı vatandaş da ‘Rüyamı çaldılar' diye pankart açtı.
İlköğretim okulu öğretmeni olan Sancak, rüyasında gördüğü reklamları notere tasdik ettirmesine rağmen, bir meşrubat ve tekstil firmasının bunları çaldığını öne sürüp, Başbakan'a şikáyette bulundu!..
AKP’NİN SAMSUN’DA DÜZENLEYECEĞİ MİTİNGDEN ÖNCE AK PARTİ İL BAŞKANLIĞINA 25 KASIM 2005’TEGİTTİM.O zamanın il başkanı farklıydı. Durumu bildiğini söyledi. Başbakanla beni iki dakika görüştürmesini rica ettim. Olmaz dedi. PeşindenSAMSUN AKP MİLLETVEKİLİ SUAT KILIÇ geldi. Durumu ona da söyledim. O da KESİNLİKLE olmaz söyledi. Pazartesi günü gelirsin dedi. Ben de onlara, siz beni şu anda dinlemiyorsunuz. Yarın sesimi Türkiye duyacaktır, dedim. Konuyla ilgili o haber başlıklarından birisi de yukarıdadır.Bunu televizyonlar da flaş haber olarak verdiler.
O zaman yeni çıkarmış olduğumBENİM ANNEM MELEKTİşiir kitabımı imzalayarak, önceden Başbakana yazdığım mektubu da içine koyarak, sekretere verdim. Bu kitap ve mektubumu Suat Kılıç tarafından Başbakana iletilmesini istedim. Alaçama geldiğim zamanALAÇAM AK PARTİ İLÇE BAŞKANI SEBAHATTİN TURAL’ a durumu anlattım. O da Samsun Ak Parti İl Merkezine telefon açtı. Kitap ve mektubumun Suat Kılıç tarafından Başbakana iletilmek üzere alındığını sekreter hanım söyledi. Suat Kılıç’ı İHA’ da gördüm. Bana destek olmadığını, kendisine sekreter tarafından verilen kitap ve mektubumdan da 8 aydır bir haber almadığımı söyledim. Bana, kitabı Başbakana verdiğini, ama mektuptan haberi olmadığını söyledi. Bu konuyla ilgileneceğim, dedi.Suat Kılıç iki sene önce de Alaçam Geyikkoşon’da basın ve partililerin huzurunda, benim “SAMSUN İLLER SULTANI”isimli şiir kitabımı Ankara’da bastıracağını söylemişti. İHA da kendisini gördüğüm zaman İşlerinin yoğun olduğundan bu konuyla ilgilenemediğini söyledi.
Gelelim bu yazımı niçin yazdığıma, kaleme aldığıma. 9 Temmuz da Başbakanın Ak Parti İkinci Olağan Kongresine katılacağını okuyunca buradan hazırlıklı Samsuna gittim. Samsun’daDEVLET BAKANI NİMET ÇUBUKÇUnun da geldiğini duydum. Onun FUAR İÇİNDE SEVGİ KAFEye gideceğini öğrendim. Koşa koşa oraya gittim. Yemekte polisler etrafı çevirmişti. Bana, buradan geçemezsin, dediler. Ben de basın dedim. Nimet Çubukçunun yanına yaklaştım. Sayın Bakanım, Samsun’a hoş geldiniz dedim. Hoş bulduk dedi. Kendimi tanıttım.BENİM ANNEM MELEKTİ isimli şiir kitabımı ve kendisine yazdığım “SAMSUN’A BAKAN GELDİ -MİS GİBİ KOKAN GELDİ.”isimli şiirimi de takdim ettim. O şiirim bütün yöneticilerin ve partililerin dilindeydi. Nimet Çubukçu’ya izni olursa başımdaki olayı kendisine anlatmak istediğimi söyledim. O anda basın kamerayla çekim yaparken, bir taraftan da flaşlara basıyordu.SAMSUN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ, oradakilerin huzurunda, Televizyonlarımız da haber olarak verdi. ‘HOCAM BEN SENİN DERDİNİ BİLİYORUM. YARIN GEL. SENİ İKİ SAATDİNLEYECEĞİM’ dedi. Benim o zamana kadar ona çok büyük saygım vardı. Derdimi ilk defa büyük bir yetkili dinleyecek diye sevincim daha da arttı. Ben, yerel televizyon programlarında, gazete haberlerim de, en son çıkardığım şiir kitabımda, Samsun’a gelen Bakanların yanında bana verdiği destekten dolayı defalarca kendisine teşekkür ettim.
SÖZÜNDE DURMAYACAĞINI BİLSEYDİM… BENİ ORADA KİMSE SUSTURAMAZDI. ÇÜNKÜ BAKANIN YANINA GELDİĞİMİ KİMSE FARK ETMEDİ. KÖTÜ NİYETLİ OLAN BİR KİMSE O ANDA HER ŞEYİ YAPARDI. HÂLBUKİ BENİM İSTEĞİM HALK ŞAİRİNİN DERDİNİ BİR DEVLET BAKANINA, HELE DE BU DEVLET BAKANI AİLEDEN SORUMLU OLARSA, ONA ANLATMAKTI. BAŞKAN BUNU ENGELLEDİ.
MİLLETVEKİLİ YA DA BELEDİYE BAŞKANI NİÇİN VARDIR? MİLLETİN VEKİLLİĞİNİ YAPMAK, HALKIN DERDİNİ DİNLEYEREK ÇÖZÜM BULMAK İÇİN DEĞİL Mİ? O ZAMAN VEKİLLERİMİZ, BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ HALKIN PROBLEMİNİ NİÇİN BİR BAKANA SÖYLEYEMİYORLAR… NEDEN YAPAMAYACAKLARI BİR SÖZÜ BAKANIN VE BASININ HUZURUNDA VERİYORLAR? YARIN SEÇİME GİDİLDİĞİ ZAMAN BUNUN HESABI SORULMAYACAK MI? DEMEYECEKLER Mİ? SİZ, VERDİĞİNİZ SÖZÜ YERİNE GETİREMEDİNİZ. BİR HALK ŞAİRİNİ, EĞİTİMCİYİ, REKLÂM YAZARINI, GAZETECİYİ BİR DAHA SAKIN BURAYA GELME DİYEREK KOVDURTTUN. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ, ÖNCE NİMET ÇUBUKÇUDAN, KAMUOYUNDAN VE BENDEN ÖZÜR DİLEMELİDİR.ALAÇAMLI HEMŞERİM KENAN ŞARA’YI, BEN VE ALAÇAMLILAR KESİNLİKLE AFFETMEYECEKTİR. YANINA GİDENLERE OLAYI ÇARPITARAK ANLATMAK KENDİSİNE BİR ŞEY KAZANDIRMAYACAKTIR. YÜREĞİ YETİYORSA GELSİN, BUNU BASININ HUZURUNDA SÖYLESİN. O ZAMAN BENDEN CEVABINI ALIR. ALAÇAM’DA YEDİDEN YETMİŞE HERKESE YAPTIĞINI TEKER TEKER ANLATIYORUM. ANLATMAYA DA DEVAM EDECEĞİM. DÜŞÜNÜYORUM. BİR BELEDİYE BAŞKANI NASIL BÖYLE KONUŞUR? SONRA DA BUNUN TERSİNİ YAPAR. BUNUN YARIN BİR GÜN KENDİSİNE MEYDANLARDA SORULACAĞINI HESAP ETMEZ Mİ?
Şimdi buradan il başkanına ve milletvekillerine de bir çağrıda bulunuyorum. Büyükşehir Belediyesine derdini anlatmak için gelen ve kovulan bir vatandaşın durumu ortadadır. Bu Belediye Başkanı ve Genel Sekreteri hakkında ne düşünüyorsunuz? Oh çok iyi yapmış diyorsanız, bunu vatandaşlarımız da bilsin. Hayır, hiç iyi olmamış diyorsanız Samsunlular bu durumu da öğrensin. İnsanlar bir belediye başkanına niçin oy verirler? Vatandaşların dertlerine çözüm bulsunlar diye değil mi? Ben, belediye başkanı olursam, makamıma gelecek bütün herkesi kovacağım diyen bir belediye başkanına kim oy verir? Bundan sonra kim vermeyi düşünür? Bu olay Samsun tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Bunu, unutturmam ve unutturmak mümkün değildir. Ağzım konuştuğu ve dilim söylediği müddetçe bu durum konuşulacaktır. Aynı olay size yapılmış olsaydı! O zaman belki de dünyayı sallardınız. Benim fazla gücüm yok. Elim sadece biraz kalem tutuyor o kadar…
Olayın hafızalardan silinmemesi ve İnternet medyasında ki okuyuculara ve özellikle de Samsunlular bu olayı unutturmamak için tekrar başımdan geçen olayı anlatıyorum. Utanması gereken ben değilim. Ben, buradan gerçekleri yazacağım. Sizler de olay benim dediğim gibi değil diyorsanız, doğrusu varsa anlatınız.
Aşağıda anlatacağım olay noktasına virgülüne kadar aynıdır ve gerçektir.BURADAN CHP VE MHP MİLLETVEKİLLERİNE, PARTİ BAŞKANLARINA, SENDİKALARA, DERNEKLERE, SİVİL TOPLUM TEŞKİLATLARINA DA SESLENİYORUM. SİZLER, BU KONU HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?SİZLERİN DE BASIN HUZURUNDA BU KONU HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ AÇIKLAMANIZI BEKLİYORUM.İnternet adresimde tesadüf eseri yazımı okursanız, kamuoyunu aydınlatınız. Zaten bu konudan 3–4 tanesinin de haberi vardır…
10.07.2006 Pazartesi günü Başkanımızın sözüne itimat ederek Alaçam’ dan saat 8.30 otobüsüne binerek, Samsun Büyükşehir Belediyesine gittim. Sekretere olayı anlatarak Başkanımızın benimle konuşacağını söyledim. Sekreter kız Başkanımız bugün dışarıda toplantıdadır. Buraya bugün kesinliklegelmeyecektir, dediği bir sıradaGENEL SEKRETER KENAN ŞARA’yı odasına girerken gördüm Kendisi Alaçamlı hemşerimdir. Seslendim. Sayın Başkanım nasılsınız? Dedim. Yanıma geldi. Tokalaştık. Yüzü o anda sevimliydi. Ben de ona durumu anlattığım esnada o tebessüm eden suratı birden değişerek hiç ummadığım bir ses tonuyla aynen söylediklerini kamuoyunun bilgisine sunuyorum. BU SÖZLER BENİM SURATIMDA BİR TOKAT TESİRİ YAPMIŞTIR. HÂLÂ YAZIMI KALEME ALIRKEN ONUN BÖYLE NASIL SÖZ SÖYLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM. SAAT SABAH 10.25 NOKTASI VİRGÜLÜNE KADARNOT ETTİM.” NİÇİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNE GELİYORSUN? SENİNLE Mİ UĞRAŞACAĞIZ? BAŞKA YAPACAK İŞİMİZ YOK MU? YAPTIKLARINLA, SÖYLEDİKLERİNLE, RÜYALARINLA MİLLETİ OYALADIĞIN VE KANDIRDIĞIN YETER. BİR DAHA BELEDİYEYE SAKIN GELME. SAMSUN’DA 400 BİN KİŞİ VARDIR. SADECE SEN DEĞİLSİN!
BEN DE KENDİSİNE YUSUF ZİYA YILMAZ BAŞKANIMIZ GEL DEDİ. ALAÇAM’DAN OTOBÜSE BİNEREK ONUN İÇİN GELDİM, DEDİM. SÖYLEDİĞİ CÜMLEYİ BÜYÜK HARFLERLE YAZIYORUM. SAYIN BAKANIMIZ NİMET ÇUBUKÇU’YU SENDEN KURTARMAK İÇİN ÖYLE SÖYLEDİ. SEN BUNU ANLAMIYOR MUSUN? SEN BUNU BİLMİYOR MUSUN? SEN BUNU ANLAYACAK KAPASİTEDE DEĞİL MİSİN?Dedi. Ben de söylediği bütün sözleri not ettiğimi söyledim. Bu seferde söylediği sözleri yine büyük harflerle yazıyorum. GİT. NEREYE ŞİKÂYET EDERSEN ET.Aynen bu cümledir. İçinden bir şeyler söyleyerek yanımdan uzaklaştı. Arabasına bindi. Dışarıda bu sözleri bende kalemle not ettim.
GENEL SEKRETERİN BENİ KOVDUĞU YER NERESİDİR? KENDİLERİNE BELİRLİ BİR SÜRE İÇİN EMANET EDİLEN BİR YERDİR. ÖMRÜNÜN SONUNA KADAR ORADA OTURMALARI GARANTİ MİDİR? HAYIR, HALK İSTERSE İNSANI ORADAN ALARAK, BAŞKA BİRİSİNİ ORAYA GÖNDERİR. O ZAMAN VATANDAŞI KOVMAK YETKİNİZ DÂHİLİNDE MİDİR? BU DÜNYA SULTAN SÜLEYMAN’A BİLE KALMADI. NE 17 AĞUSTOSLAR GÖRDÜK. MAKAMINA GÜVENENLERİN BİR AKŞAM DA MOLOZLARA KARIŞTIĞINA ŞAHİT OLDUK. HANİ BABA OĞLUNA SÖYLEMİŞ. SEN ADAM OLAMAZSIN. VURMUŞ, KIRMIŞ, DÖKMÜŞ VE ZENGİN OLMUŞ. BABASINI AYAĞINA ÇAĞIRMIŞ. HANİ BABA SEN BANA ADAM OLAMAZSIN, DEDİN. BAK SERVETİME. BEN, ADAM OLDUM, DEMİŞ. BABASI YİNE OĞLUM SEN YİNE ADAM OLAMADIN DEMİŞ. BABANI BÖYLE PALAS PANDIRAS SENİN KARŞINA GETİRMEKLE ADAM OLMANIN BİR İLGİSİ YOKTUR.
Gerçekten şanın şöhretin olabilir. Ama adam olmak çok farklı bir şeydir. Beni devamlı sus. Sen öğretmensin diye tehdit edenlere inat her şeyi konuşacağım. Bir halk şairine destek olacağım diyerek destek olmayanları, halkımıza şikâyet edeceğim.ÇALINAN, ÖĞRETMENİN DÜŞÜNEREK VE RÜYASINDA GÖRDÜĞÜ, NOTERE ONAYLATTIĞI RÜYA REKLÂM SENARYOLARIDIR. Türkiye her hırsızlıkla karşılaştı. Dünyada ilk defa bir halk şairinin NOTER ONAYLI GERÇEKRÜYALARINI ÇALDILAR.Vatan toprakları da böyle uyuduğumuz için elimizden kayıp gitmektedir. Yediden yetmişe bütün Samsunlu hemşerilerimi verdiğim mücadelemde bana destek olmaya davet ediyorum.
SÖZÜM BURADA BU YAZIMI OKUYAN VE BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNU TANIDIĞIM ARKADAŞLARIMA. OLAYIN ASLI, GERÇEĞİ TAMAMEN ANLATTIĞIM GİBİDİR. ÇOĞUNUZUN ORADA NE SIKINTILAR İÇİNDE ÇALIŞTIĞINI YAKINDAN BİLEN BİRİSİYİM. SÖZÜM KALEMLE YAZANLARADIR. YARIN BİR GÜNÜ BUNA BENZER BİR DURUM SİZİN DE BAŞINIZA GELEBİLİR. BİR GAZETECİ ARKADAŞINIZIN ONURUYLA OYNANMIŞTIR. BU KOLAY KOLAY AFFEDİLECEK BİR ŞEY DEĞİLDİR. YARININ NELER GÖSTERECEĞİNİ KİM BİLEBİLİR! BİR AKŞAM OLDUĞU ZAMAN TRİLYONER, ÖBÜR AKŞAM OLDUĞU ZAMAN METELİKSİZ İNSANLARI ÇOK GÖRDÜK. ŞU ANDA SİZ İMTİHANDASINIZ. YUKARI TÜKÜRSEN BIYIK, AŞAĞI TÜKÜRSEN SAKAL MİSALİ ZOR BİR KONUYLA KARŞI KARŞIYASINIZ. KÖŞESİNDE BU OLAYI HALKA BİLDİREN VE KORKUSUZCA YAZAN ARKADAŞLARIMIZIN YAZISINI İNTERNETE KOYABİLMEM İÇİN LÜTFEN MAİLİME YAZINIZI GÖNDERİNİZ. GAZETECİLİK GERÇEKTEN ÇOK ZOR BİR MESLEKTİR. ONU, KİMSEDEN ÇEKİNMEDEN, SADECE DOĞRULARI YAZABİLEN İNSANLARIN BİNLERCE OLMASI DİLEĞİYLE. KAMUOYUNUN BİLGİSİNE SAYGIYLA SUNUYORUM.
BAKAN NİMET ÇUBUKÇU, SAMSUN'DA…
09 Temmuz 2006 Pazar Saat 14:01
www.haberler.com
…Sevgi Gölü yanındaki Sevgi Kafe'ye giden Bakan Çubukçu, burada Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti Samsun milletvekilleri Suat Kılıç ve Ahmet Yeni ile birlikte yemek yedi. Bu sırada Bakan Çubukçu'ya yaklaşan emekli öğretmen, halk şairi ve reklam yazarı Hasan Sancak, Bakan Çubukçu'ya 'BENİM ANNEM MELEKTİ ' isimli şiir kitabını hediye etti. Hasan Sancak, Bakan Nimet Çubukçu için yazdığı şiiri takdim ettiği sırada, rüyalarında gördüğü reklamların bazı firmalar tarafından kullanıldığını dile getireceği anda, korumalar tarafından uzaklaştırıldı. Bu sırada, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Hasan Sancak'a, "Bakanımız çok yoğun. Yarın bana gel, ben seni 2 saat dinleyeceğim" diye teselli etti.
Hasan Sancak'ın Bakan Nimet Çubukçu' ya
yazdığı şiir şöyle:
SAMSUN'A BAKAN GELDİ
MİS GİBİ KOKAN GELDİ
Hoş geldiniz Samsun'a
Çok yakınsınız cana
Mutluluğu getirin
Burada her insana
Samsun'a Bakan geldi
Mis gibi kokan geldi
Samsun büyük bir şehir
Sağ solda iki nehir
Vatandaş neşe bulsun
İşi halledin bir bir
Samsun'a Bakan geldi
Mis gibi kokan geldi
Aile çok önemli
Gezersin ilçe ili
Problemler kalmasın
Yukarı kaldır eli
Samsun'a Bakan geldi
Mis gibi kokan geldi
Memlekette bir bela
Canı öldürür hâlâ
İçki kumar önlensin
Sağlam çıkalım yola
Samsun'a Bakan geldi
Mis gibi kokan geldi
Unutmayın Samsun'u
Daima sevin onu
Bir işi olur ise
Görün Bakanım bunu
Samsun'a Bakan geldi
Mis gibi kokan geldi
Gidenler unutuyor
Beni üzüntüye kor
Şairin derdi nedir
İster isen bir kez sor
Samsun'a Bakan geldi
Mis gibi kokan geldi
Reklamlarım çalınır
Şirketlerce alınır
Çaresiz bir şekilde
İşte böyle kalınır
Samsun'a Bakan geldi
Mis gibi kokan geldi
Bunlar Hasan'ın sözü
Anlatılanların özü
Sizler de düşürmeyin
İçime ateş közü
Samsun'a Bakan geldi
Mis gibi kokan geldi
SAMSUN’DA KENDİLERİNE ULAŞTIKLARIM VE İLGİLENMEYENLER...
TAYYİP ERDOĞAN
NİMET ÇUBUKÇU
ATİLLA KOÇ
MEHMET AĞAR
ERKAN MUMCU
SUAT KILIÇ
AKP SAMSUN MİLLETVEKİLİ
YUSUF ZİYA YILMAZ
SAMSUN BELEDİYE BAŞKANI
İBRAHİM TATLISES
MAİL VE TELEFONLA ULAŞTIKLARIM VE HABER YAPMAYA KORKANLARDAN BAZILARI…
ALİ KIRCA
ALİ SAYDAM
ATIF BİR
GÜNEŞ TULGA…
SAVAŞ AY…
CANLI TV TELEFON BAĞLANTISINA ALACAĞIZ DİYEN VE SÖZÜNDE DURAMAYAN
BEYAZIT ÖZTÜRK
CANLI TV YAYININA GEL DİYEN VE SUSTURULAN
ESRA CEYHAN
SAMSUN ALAÇAMA GELDİ. KORKUSUNA YAYINLAYAMADI.
FLASH TV CANIM TÜRKİYE PROGRAMI
BEYAZIT ÖZTÜRK
ESRA CEYHAN’A,
Kanal D’de program yapan Beyazıt Öztürk korkusuna beni canlı yayına bağlatamamıştır. Beni 3 sefer telefonla arayıp, canlı yayına alacağız dedirten kendisidir. Kanal D’de program yapan Esra Ceyhan’da canlı yayına gel demesine rağmen, yönetim tarafından susturulmuştur. Flash Tv Canım Türkiye Programı Alaçam’a gelip çekim yapmasına rağmen yayınlayamamıştır.
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
TEŞEKKÜR
SAMANYOLU TELEVİZYONU MACERACI PROGRAMI SUNUCUSU MURAT YENİ beni 9 dakika göstermiştir. Kendisine saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
TEŞEKKÜR
Bu haberimi sadece
SAMSUN
MANŞET GAZETESİ SAHİBİ
A.Yener CABBAR
üç gün MANŞETTEN verdi.Kendisine bir basın mensubu olarak, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.Bu onurlu davranış inşallah diğer medya kuruluşları tarafından da gösterilir. Binlerce mail göndermeme rağmen yazarlar bile köşelerine bu yazımıalamadılar. Hür, bağımsız, onurlu, yüreği yeten, paranın kölesi olmayan basın mensupları muhakkak sesimi duyacaktır. Onların hepsine saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Daha hür ve bağımsız bir medyanın Türkiye’de oluşması dileğiyle… Saygı ve sevgilerimi sunarım.
BEYİNLERİ VE RUHLARI BAŞKALARINDAN EMİR ALMAYA ALIŞIK OLANLAR İHANET İÇİNDEDİRLER.ONLARIN DESTEKÇİLERİ DE, KESİNLİKLE BASIN MENSUBU OLAMAZLAR. HABER YAPMAK: HÜR, BAĞIMSIZ, ONURLU, YÜREĞİ YETEN,KALEMİNİ, RUHUNU, BEDENİNİ, DÜŞÜNCESİNİ SATMAYAN, PARANIN KÖLESİ OLMAYAN YÜREKLİ İNSANLARIN İŞİDİR.SİZ DE BÖYLE BİR BASIN MENSUBU İSENİZ,SESİME SES VERİNİZ.. HASAN SANCAK
Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteci, Hasan Sancak Ermenilerden Özür dile kampanyası başlatan sözde aydınları yazmış olduğu ‘ERMENİLERDEN ÖZÜR- DİLEMİYORUM ASLA -ONLAR İHANET ETTİ -DAİM BAKARIM HIRSLA’ 7+7=14 lü hece ölçülü ve nakaratlı 218 mısradan oluşan uzun şiiriyle kampanya başlatanları protesto etti.
Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Şair Hasan Sancak:’ Unvanlarında Prof yazan bazı kişilerin Ermenilerden özür dileme kampanyası başlatmasının derin üzüntüsünü milletçe yaşıyoruz. Onlar imza kampanyası başlatıyorsalar, bizler de Ermeniler ihanetlerinin bedelini ödemelidir. İmza kampanyasını bu haberle başlatmış oluyoruz. Bakalım kimin imzaları daha çok olacaktır? Utanacaklarını hiç zannetmiyorum. Ermeniler dünyayı başımıza yıkıyorlar. Dün onları yurdumuzda kışkırtanlar bugün kendi ülkelerinde soykırımı tanıyoruz diye meclislerinden geçiriyorlar. Profları bu durumlar ilgilendirmiyor. Uşaklık yapanlar için Meclisimiz derhal ihanet yasası çıkartmalıdır. Vatanı satma ve düşmanla işbirliğinden yargılanmaları gerekir. Bir milletvekili, belediye başkanı ya da prof düşünün. İhanet yapsınlar. İhanet sergiledikleri devletten de tıkır tıkır maaş alsınlar. Bunun âlemde bir örneğini bulamazsınız. Dünyanın hiçbir yerinde kendi vatanında doğup, yiyip, içip özgürce yaşayan insanlar, vatanını kötüleme çabasına girmezler. Bu sadece bizim ülkemize hastır. Beyinleri ve ruhlarını satanları Türk Milleti asla affetmeyecektir. Benim bildiklerimi Cumhurbaşkanı, Başbakan, parti başkanları, milletvekilleri bilmiyorlar mı? Biliyorsalar, niçin kanunları değiştirmiyorlar? Kimden korkmaktadırlar? Parmakları düz ya da tersten kalkanları milletimiz tanısın. Ben, Mecliste Atatürk gibi Tam Bağımsız Türkiye diyecek bir lider arıyorum. Bu ihanet edenleri ışınlayıp Atatürk zamanına göndermek gerekiyor. Demek tarih okumamışlar. Bir Atatürk daha gelmeyeceğini mi zannediyorlar? Alçaklar, kahpeler, şerefsizler… Mehmetçikleri, polisleri, korucuları şehit ediyorlar. Büyük şehirlerde saatli bombalarla gözünü kırpmadan patlatarak, vatandaşlarımızı katlediyorlar. Doğuya Kürdistan diyorlar. PKK ile Ermeniler Doğuda paylaşacakları vilayetleri şimdiden tespit ettiler. Asla bunlara müsamaha edilmemelidir. Sinsi plan Türk Milletini yok etme üzerine kurulmuştur. Dağdakini besleyen ve kalemle destek olanlar, sonsuza kadar uyutulmalıdır. Herkes eteğindeki taşları yere dökmelidir. Bunlar Ermenileri bu kadar düşünüyorsalar, gitsinler onların vatandaşı olsunlar. Nüfus kâğıdında sözde Türk ve dini İslam yazanların istedikleri yere gitme ve yerleşmeleri teşvik edilmelidir. Birkaç seneye kalmaz. Bunlara da Nobel Ödülü verileceğinden eminim. Türk Milletine söv. Aşağıla. Size bir şey denmeyeceğini mi zannediyorsunuz? Yedi senedir Soros Vakıflarından Dolarları kapan sendika, vakıf ve kişiler hainliklerinde sınır tanımamaktadırlar. Bu vatan gökten zembille inmedi. Her karış toprağında binlerce şehidimizin kanı vardır. Onların emanet ettiği kutsal vatan toprağını canımız pahasına sonsuza kadar savunacağız.
Ermenilerin Türk Milletine yaptığı ihaneti 3000 mısra ile anlattım. "Millet-i Sadıka'nın Vatana İhaneti ve Hocalı Katliamı" isimli şiir kitabına destek olacaklardan ilgi ve destek bekliyorum. Ermenilerin 1015 yılından 21.yüzyıla kadar Türklerle münasebetlerini şiirleştirdim. Bu şiirlerimi 3 haftada yazdım. Bunun çocuklar ve gençler tarafından özellikle okunmasını istiyorum Bütün olayları en ince ayrıntısıyla, tarih sırasına göre anlattım. Ermeniler, Rumlar döneminde Hayk ismiyle anılırdı. Köle bir toplumdu. Bizimle münasebetleri Selçuklular zamanında başladı. Önce sığındılar. Devletimize çok sadıktılar. Bunun için kendilerine millete sadık manasına gelen‘Milleti Sadıka’ denildi. İngilizler. Fransızlar ve Rusların kışkırtmasıyla ilk önce Doğuda; Kars, Van, Muş ve Erzurum’dan… Başlayarak, bebekleri, çocukları katlettiler. Hamile kadınlarımızın karınlarını deştiler… Hocalı’ da yaptıkları vahşeti, insanım diyenler yapmaz. İhanetin büyüklüğü hiçbir zaman bağışlanmaz. Ermenilerin bu kadar yaygara kopartmaları, kendi ihanetlerinin duyulmaması içindir. Onlar bu vatanın ekmeğini yediler, suyunu içtiler, havasını teneffüs ettiler. Bunun yanı sıra yaptıkları en büyük olay, Türk Milletini arkadan hançerleyerek, ihanet etmeleridir. Şerefsizlikleri ve ölüm kusmaları kolay kolay bağışlanmaz ve unutulmaz. Şiirimin hepsini 'milletisadikavehocalikat.blogcu.com' internet siteme yükledim.Okumak isteyenler şiirlerin hepsini buradan okuyabilirler.
Bu sahte aydınlar, hazırladıkları özür metninde şöyle diyorlar. ‘1915'de Osmanlı Ermenileri' nin maruz kaldığı Büyük Felaket'e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.’ Demektedirler.1915 yıllarını iyi bilmek gerekir. Devletimiz yurdun dört tarafında vatanımıza giren düşmanlarla ölüm kalım savaşına girmişlerdir. Osmanlının tebaası olan Ermeniler ne yapmıştır? Vatanı koruyacaklarına, düşmanlarla işbirliğine girerek, kendi insanlarına ihanet etmişlerdir. Aynı günümüzde PKK gibi davranmışlardır. Bugün devletimiz hainlere ne yapıyorsa, dünde düşmanla işbirliği yapanlara aynısı yapılmıştır. Özür dilemesi gerekenler, memleketimizi işgal edenler ve onlara destek verenlerdir’ dedi.
Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi Reklâm Yazarı Eğitimci Gazeteci Hasan Sancak Kimdir?
Orta Karadeniz Bölgesinin en şirin ilçelerinden biri olan, yeşille mavinin kucaklaştığı turistik Samsun’un Alaçam ilçesinden en derin saygı ve sevgilerimi sunarım…
Hasan Sancak,52 yaşındadır. Nagehan isminde bir kızı, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibidir. O' dur, Onlar Analarımız, Benim Annem Melekti isimli üç tane şiir kitabı vardır. Bu kitaplarıyla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabı ve 5000 tane şiiri okuyucularla buluşmayı beklemektedir I Aralık 2000’de gördüğü gerçek rüya reklâm senaryosunu notere onaylatan dünyadaki ilk ve tek kişidir. O tarihten itibaren de düşünde reklâm senaryoları görerek, notere onaylattı. Bu tarihten sonra da reklâm senaryoları yazmaya başladı. 44 yaşından sonra, notere onaylattığı ilk gerçek rüya reklâm senaryosu ile birlikte, reklâm yazarı oldu. Şimdiye kadar şiir kitapları, NOTER ONAYLI RÜYA REKLÂM SENARYOLARI, Notere onaylattığı "Televizyonlar İçin 300 e yakın İlginç Yarışmalar ile kamuoyunun gündemine geldi.Bu reklâm senaryolarını RÜYALARIMI ÇALDILAR!..Kitabıyla okuyucularla buluşturacaktır.. Google’ ye Rüyalarımı Çaldılar, Blogcu Hasan Sancak, Noter Onaylı Rüya diye yazarsanız, onlarca haberleriyle karşılaşırsınız. Sanalda 500 forum sitesine üye olmuştur.
ERMENİLERDEN ÖZÜR- DİLEMİYORUM ASLA ONLAR İHANET ETTİ -DAİM BAKARIM HIRSLA
Osmanlı Devleti'nin- zayıflayıp çökmeye Başladığı dönemde-sarsılmıştır her üye Dış güçlerin azınlık-olan Ermenileri Kullanmasıyla başlar-zora soktular eri Dinî siyasî ile- ekonomik menfaat Doğrultusunda tahrik-olunamadı rahat Bütün Avrupalılar-hep siyasetlerini "Şark Meselesi" deyip-orda tuttu yerini Ermeni olayları-bu zincirin halkası Bizlere göre ise-yoktur bunun şakası Sömürgeci Avrupa- Osmanlı’nın içinde Hak korumak bahane-oku öğren niçin de Osmanlı toprağını- parçalayıp paylaşma Budur asıl ifade-yama üstüne yama Bu sebeple olaylar-sinsi plan imtiyaz Özerklik bağımsızlık-konu budur duy biraz . 789 -Fransız İhtilali Kin tohumu ekildi-vardır bunun ihlali Başarılı oldular-kopartılan tavizler İçişlere karışma-oluşturdu bizde ter Bunun sonucundaysa-Osmanlı Rus Savaşı Yenilgimiz olmuştur-döktük gözlerden yaşı Ayastefanos Berlin- Antlaşmaları sonu Balkan Hıristiyanları-bizden aldılar onu Sıra Anadolu’da-o Hıristiyanlara Gelmişti bilinmeli-araştırma yap ara Ermeni’yi seçtiler-bilinsin maşa onlar İyice kullanıldı-ne mal kaldı ne canlar 1816-Moskova’da Ermeni Şark Dili Enstitüsü-kurdu üzdü hep beni .826- bilinsin yıllarında İran'la savaş yaptı-onlar ile her yanda Kazandıktan sonra da-. 828 Türkmençay Antlaşması-kalplerde bıraktı iz Revan ile Nahcıvan- hanlığı birleşerek Ermeni vilâyeti-olmuştur ezik yürek Ardından İran'daki- buraya Ermeniler Göç etmesi sağlandı- ruhlarımızı deşer Ermeni’yle ilgili-devletler arasında Antlaşmalar yer aldı-duyulmuştur her yanda Yurt içinde dışında-bölücü Ermeniler Parti dernek kurdular-duyuldu birden haber . 878-Van Kara Haç Derneği Hediyesi silahtı-aldılar ödeneği 1881-Erzurum Pashtpan Haireniats Derneğini kurdular-içimize soktu pas Amacı Ermeni’yi- saldırılardan sözde Korumaktı gayesi-“yurdu yıkmaktı özde 1885-Van ilinde kurulan Amerikan Partisi-zannetme değil yalan . 887- kurulan Cenevre'de Marksist Ermeni Parti-bilinmeli devrede 1890'da -Tiflis'teki kurulan Taşnakların gayesi-pay etmek ya da talan Ortak amaçlar belli- isyan kışkırtma yapma Toprakları paylaşıp-vatanı yere çarpma Rusya İran Avrupa-şehirlerinde şube Osmanlı toprağında-başladılar talebe Amerikan Partisi-Trabzon İstanbul’da Muş Bitlis’te kuruldu-duyurdu sağda solda Hınçak Partisi Bafra-İstanbul’la Merzifon Yozgat Tokat Amasya- Arapkir ve Trabzon Taşnaksutyun adisi- Doğu Anadolu’da Hele de İstanbul’um-kapladılar yolu da Bütün bu derneklerin-canım Türkiye'mizde Teşkilatlanmasıyla- ard arda tedhiş dizde Osmanlı toprağında- idari dinî sosyal Hürriyete sahipti-mal üstüne kattı mal Ekonomik siyasî-kültürel yapıları Bütünüyle korudu-sağlamdı kapıları Yurdun hiçbir yerinde- nüfus çoğunluğuna Sahip olamadılar-bilir kışkırtan dana Baskı mevcut değildi-bu gerçeklere rağmen Şiddeti uyguladı-zannetti kalır maden Çete ve derneklerle-yapılan eziyetler İki toplumu gerdi-sarsıldı cemiyetler İlk ciddî olaylarsa-1890’da Haziran ayındadır-ateşle doldu oda Erzurum Anavatan -Müdafi Cemiyeti Hele Hınçak Partisi-sarstı bilin milleti Gerçek İki taraftan-nice kişiler öldü Avrupa basını da-alçaklık yapan döldü Ermeniler ülkemin-birçok yeri yolunda Olayları çıkarttı-silah bomba kolunda O İttihatçıların -"İttihad-ı Anâsır" Uğruna verdikleri- tavize derim sabır Ermeni’nin işine-yaramıştır biliniz Tarihi öğrenerek-ön tarafa geliniz II. Abdülhamit-Hanın koyduğu yasak İndirenler kaldırdı-onlar buldu dayanak Ermeni silâhlandı-çetelere doğdu gün Kurşunlar sıkılmıştı-tekrarlanıyor bugün Yedi düvel gelmişti-yurdu talan etmişti Bomba mayın silahla-bizleri mahvetmişti Devletin kurulması-mal oldu birçok cana Hain ile düşmanlar-kin kustular vatana Felakete uğratan- safında düşmanların Bir Taşnak partisi var-hem bugün hem de yarın Onu kullanan belli-ilk önce Çarlık Rusya İngiltere Fransa-hayâ olmalı hayâ Üniforma giydirip-millet memleketine Silah çekeni tanı-Türk’ün cemiyetine Bugün PKK nasıl -ABD ve AB’nin Kul ve kölesi ise-Taşnak da budur bilin Toprak vaat ederek- kullandılar iyice Şerefsizlik yaptılar-ortadadır netice Bunun adı ihanet-hepsi de tescillidir Çanağa pisleyenler-ya aptal ya delidir Emperyalist güçlere-aldanıp savunmasız Yüz binler topraktadır-yüreğimiz eder cız Taşnakların hatası- sebep oldu tehcire Yaygara kopartılır-sağda solda ha bire Askeri gereklilik-bil çerçevesindedir İsyan yapanlar gitti-hepsi yollandı bir bir Felakete uğrayan-tüm Anadolu halkı Hepsini de öğüttü-kırıverdi hep çarkı Tarih affetmeyecek-düşmanın kaşığıyla Yiyip ölüm kusanı-bela olunur hâlâ Bunların yaptıkları-vatanımda yaşayan Bütün gayrimüslimi-zora sokar bilin can Yüzyıl geçtikten sonra-insanlar arasında Düşmanlık oluşturmak-acı yapar her yanda Ekilen kin tohumu-nefreti yeşertiyor Dostluğu yok ederek-alta doğru itiyor Çaylara çorbalara-sıra geliyor sıra Kalplerde ve ruhlarda-açıyor derin yara Onların beslemesi- harekete geçtiler Bunun için yapılır-kancıklıkla sortiler Uyumaya hiç gelmez- Türkiye kalk ayağa Sesini yükseltmezsen-zarar gelecek sağa Dörtlü ahbap Çavuşlar-yılbaşı geldiğinde Özür dileteceklermiş-kısalmaktadır vade Özür niçin dilenir-birisine kötü söz Dersen özür dilersin-içe düşürmeyin köz Bunlar kendinde değil- şampanya ile viski Benliğini köreltmiş-zıkkımlanırlar içki Ali Bayramoğlu’ yla-bir de o Cengiz Aktar Baskın Oran beraber-Ahmet İnsel’i de var Metin hazırlamışlar-kendilerine göre Hainlikte sınır yok-hançer saplanır böğre ‘Metin şöyle başlıyor-1915'de Ermeni maruz kaldı-hepsi uğradı derde Felakete duyarsız-kalınması ve inkâr Vicdanım kabul etmez-sıkıntıya yol açar Bu adaletsizliği- reddediyorum hepten Acıları paylaşıp-özür diliyorum ben’ Eğer buna kalırsa-yurdu işgal edenler Bizden özür dilesin-öldürüp de gidenler Duy İsveç Meclisine-soykırım istiyoruz Önerisi sunulur-oluşturur içte buz Ermeni Süryanisi-Pontus Rumlardan sonra Sırada başkaları-ismini yazıp ara Bazıları uyuyor-AB diretir ayak Bunun için vatanda-gezeriz yalınayak Olayların üstünden-geçti bir asır kadar Suçlu olanlar belli-kaybederler itibar Emperyalist güçlerin-dediğini yaparsan Resmen yamulursunuz-hepten olursun kurban Amaçları bellidir-kucaklara oturmak Dolarları kaparak-türlü planlar kurmak Türk Milleti Ermeni-arasında mesele Kalmamıştır öğrenin-oluşturmayın çile 1921-Kars anlaşmasıyla Problem giderildi-bilmiyor musun hâlâ Anlaşmazlık var ise- ikisi hallederler Boşa kuyruk sallama-söyle size ne derler Sorun böl parçala yut-Yugoslavya örneği Milletim iyi tanı-vampirleri döneği İşbirlikçiye karşı-oluşturun büyük set Yıldırım tayfun olsa-bölmemelidir afet Dünün Ermenileri-bugün ise Barzani Kızılcıklar emrinde-sırıtır Talabani Öldürenler vuranlar-vatanı satanlardır Destekçileri ile-horlayıp yatanlardır Bu proflar ülkemde-geziyorlar her daim Soros yardım yapınca-tanımazlar millet kim Türk’üm asla demezler-soylarında özür var Bunların yaptığını-gerçekten yapmaz zağar Karabağ ve Hocalı-hele Batı Trakya Irak’taki Müslüman-ne demeli şu baya Milletine tarihe-kültür değerlerine Saldırana yuh olsun-benziyorlar irine Böyle mahlûklar yoktur-sadece bizde çoktur Yaptıkları bellidir-hepsi de borumboktur Yazıklar olsun size-zalimlere Cehennem Ateşi saracaktır-boğacaktır puştu nem Tarih bilgisi sıfır-ama rütbeleri var Maaşı da alırlar-kimlerin haberi var Yurdun dört tarafında-Ermeni’nin bu zulmü Toplu mezarlar çıkar-hak ettik mi ölümü Suçları Türk olmaktı-nerde onların hakkı Kahpece öldürüldü-duysun Cihan ve Hakkı Siz orada başlatın-başlatacağım bende Burda duramazsınız-milletim kükreyende Seninkiler çok ise-özür dileyeceğim Benimki çok çıkarsa-bıçak bileyeceğim Suçlu arıyorsanız-uşaklık yapanlardır Ülkemde yaşıyorken-yerlere çarpanlardır Utanılacak suç yok-utanması gereken Mehmet’i öldürendir-davranmalıyız erken Yozlaşma çürümüşlük-evet ibretlik durum Uykudan uyanmalı-sesi duyan her kurum Daha neler olacak-toprak isteyecekler Buradan uyarırım-sözü duysun anne er Taviz verme boşuna-Ermeni’den dost olmaz Sınırdan geçirmeyin-bunlardan da post olmaz Başımıza çorabı-örecekler birlikte Bir kez gerçeği görün-ne var ise dirlikte Atatürk hedeftedir-dünyayı kandırırlar Bizler bir şey yapmayız-onlar inandırırlar Kendi ecdadımızı-yargılatacaklar bize İmzayı atarsanız-yazıklar olsun size Tarihi gerçeklere-aykırı biliyorlar Uşaklık tescillidir-kalpleri deliyorlar Bir cephe açacaklar-işbirlikçi haini Balyoz ol başlara in-ilgilendirir seni Hasan Sancak bir şair- gerçeği anlatacak Uyuma Türk Milleti-yükseğe kalksın Sancak
19/9/2007 - ‘Millet-İ Sâdıka ve Hocalı Katlimı’ Şiir Kitabıma Destekçi Arıyorum!..
SEYREDENLERİN DİKKATİNE!.. Noter Onaylı Rüya 1 Aralık 2000’de notere onaylatılan dünyadaki İLK GERÇEK RÜYA REKLAM SENARYOSU’ dur. SOBA ZEHİRLENMESİ KISA FİLMİNİN SENARYOSU DA HASAN SANCAK’A AİTTİR.FİLMDE HASAN SANCAK KENDİSİ ROL ALMIŞTIR.KIŞ AYINA GİRDİĞİMİZ VE SOBA ZEHİRLENMELERİNİN BAŞLADIĞIŞU GÜNLERDE LÜTFEN SOBALARI KONTROL ETMEDEN YATMAYINIZ!.. SOBA ZEHİRLENMESİ KISA FİLMİDİR.
Orta Karadeniz Bölgesinin en şirin ilçelerinden biri olan, yeşille mavinin kucaklaştığı turistik Samsun’un Alaçam ilçesinden en derin saygı ve sevgilerimi sunarım. Adım soyadım Hasan Sancak’tır. Alaçamlı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteciyim. 24 senedir basının içindeyim.52 yaşındayım. Nagehan isminde bir kızım, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibiyim. Alaçam ilçesinde 01.01.1956 tarihinde doğdum. Aslen Trabzon'un Köprübaşı İlçesindenim. Bize burada Hacı Dedeoğlu Sülalesi (SANCAK) derler. (Hacı Seyit Dedeoğlu’ nun-Merhum) en büyük oğlu Yakup Sancak’ın oğluyum. Dokuz kardeşiz. Annemin ismi Emine, (Merhume) babamın Yakup'tur.
Alaçam’da sırasıyla Fatih İlkokulu'nu, Alaçam Lisesi’nin orta ve lise kısmını tamamladım. 06.11.1980'de Samsun Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nden mezun oldum. Aynı sene Ankara'da kurayı çekerek, 15.12. 1980 ’de Hatay ili Antakya Atatürk Ortaokulu’nda depo öğretmenliği görevinde bulundum. 14. 01,1981’de ayrıldım. 19.01.1981'de Antakya Şenköy Ortaokulu’na Stajyer Türkçe Öğretmeni olarak tayin edildim. 21.06.1981- 02.01.1982 yılları arasında müdür vekilliği üstlendim.
19.01.1982’de stajyerliğim kalktı.15.12.1983 yılında Antakya Hassa Salmanuşağı Ortaokulu'na gönderildim. 15.01.1984'te Isparta 40'ıncı Piyade Alayı'nda, dört ay süreyle, askerlik görevimi er olarak gerçekleştirdim. 15.12.1985’te eş durumu dolayısıyla Samsun'un Alaçam İlçesi İmam Hatip Lisesi'ne tayinim çıktı. Burada 15.09.1999 yılına kadar görev yaptım. Aynı tarihte Alaçam Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda Türkçe Öğretmenliği görevine başladım. Birinci dönem görev yaptıktan sonra Kaymakamlık oluruyla ikinci dönem Fatih İlköğretim Okulu'na atandım. Millî Eğitim Bakanlığı'nın çıkarmış olduğu 'Norm Kadro' dolayısıyla 06.07.2000 yılında Alpaslan İlköğretim Okulu'nda Türkçe Öğretmenliği görevine başladım.15 saat Alpaslan İlköğretim Okulu, 15 saat Karşıyaka İlköğretim Okulu'nda Türkçe dersine girdim. Millî Eğitim Bakanlığı'nın çıkartmış olduğu 'Norm Kadro'yu Danıştay'ın değiştirerek, meslekteki kıdeme göre tayinlerin yapılması esasına dayanarak, tekrar tayin istedim.2001 yılının ilk 6 ayında Karşıyaka İlköğretim Okulu ve Atatürk İlköğretim Okulu'nda görev yaptıktan sonra 31.07.2001’de Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda asil öğretmenlik görevine döndüm. Toplam 25 sene dört ay görev yaptıktan sonra bu okuldan 2005–2006 yılının Temmuz ayında emekliye ayrıldım.
Ben, I Aralık 2000’de gördüğü rüya reklam senaryosunu notere onaylatan dünyadaki ilk ve tek kişiyim. O tarihten itibaren de düşümde reklâm senaryoları görerek, notere onaylattım. Bu tarihten sonra da reklâm senaryoları yazmaya başladım. 44 yaşımdan sonra, notere onaylattığım ilk gerçek rüya reklâm senaryom ile birlikte, reklâm yazarı oldum. Reklâm senaryo yazarlığına ilk adımımı attım. Şimdiye kadar şiir kitaplarım, NOTER ONAYLI RÜYA REKLÂM SENARYOLARIM, Notere onaylattığım "Televizyonlar İçin 300 e yakın İlginç Yarışmalarım ile kamuoyunun gündemine geldim.Bu reklâm senaryolarımıRÜYALARIMI ÇALDILAR!..Kitabımda okuyucularla buluşturacağım. Google’den Rüyalarımı Çaldılar, Blogcu Hasan Sancak, Noter Onaylı Rüya diye yazarsanız onlarca haberlerimle karşılaşacaksınız. Çok ilginç alternatif reklâm senaryo önerilerim vardır. Şiir kitaplarıma desteklerinizi bekliyorum. Faturası kesilerek, şiir kitaplarımın iç karton kapaklarında renkli olarak, reklâmlarınızı yaptırabilirsiniz.
Çıkan üç tane şiir kitabım vardır. Bu kitaplarla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabım ve 5000 e yakın şiirim bulunmaktadır.50 tanesi notere onaylatılan 400 taneden fazla reklâm senaryom bulunmaktadır. Belirli yıllarda Alaçam'da (T.R.T-A.A.-İ.H.A.-D.H.A -HÜRRİYET-GÜNEŞ-ORTADOĞU-FOTOSPOR-HALK-SANCAK-ALTINOVA Gazetesi' nin muhabirliğini ve temsilciliğini yaptım.
ÇIKAN ŞİİR KİTAPLARIM:
(O' DUR) ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ATATÜRK ŞİİRLERİ (2000)
ONLAR A N ALARIMIZ -ÖĞRETMENİN EN GÜZEL ANNE ŞİİRLERİ.
Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteci, Hasan Sancak ‘Mustafa Kemal = O dur’ En Güzel Atatürk Şiirleri Kitabına Destek olacak belediye başkanı, firma ve şirketlerden ilgi ve destek bekliyor.
29 Ekim 1923’te kurulan Cumhuriyetimizin 85. Yıldönümünün, bütün millet olarak büyük bir heyecan içinde kutlandığını söyleyen Sancak:’Dün olduğu gibi bugün de iç ve dış düşmanlar boş durmuyorlar. Yine "Böl-Parçala-Yut Taktikleri" sürmektedir.70 Milyon insanımızı birbirine düşürmek için sinsi ve gizli plânlar kuruyorlar.'Türk Milleti olarak Atatürk gibi akıllı, vatansever, bilgili, inançlara değer veren, liderler çıkartmak mecburiyetindeyiz. Atatürk’ümüzün gençlere, gençlerin de öğretmenlere emanet edildiği "Tam Bağımsız Türkiye'ye "sahip çıkamadık. Şöyle bir geriye dönüp baktığımız zaman neler olduğunu görmeliyiz ve bilmeliyiz. Osmanlı Devleti'nin kol ve kanadı kırılmış, düşmanlar memleketimizi işgal etmişler, ellerimizden silâhlar alınmış ve Türk Milleti inim inim inlemektedir. Kurtarıcı aramaktadır. Halkımız yol gözlemektedir. Hiç kimse Türk Milleti'nin önüne geçip, onları kurtarmak için bir uğraşa girmiyor. İşte tam o sıralarda 16 Mayıs 1919 Günü İstanbul’dan Bandırma isimli bir gemi Samsun'a doğru yol alırken, kurtuluş hareketini de başlatmış oluyordu. Böylelikle Türk Milleti hürriyet ateşini yakarak, bütün dünyaya hür ve bağımsız olduğunu haykırıyordu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti için binlerce şehit kanı dökülmüştür. Cumhuriyetimiz bu zorluklardan sonra kurulmuştur. Terör askerlerimizi, polislerimizi ve vatandaşlarımızı kahpece şehit etmektedir. Bu günlerde birbirimize daha sıkı şekilde sarılmalıyız. Bizi bölmek ve parçalamak isteyenlere karşı uyanık olmak zorundayız. Birlik ve beraberliğimizi bozmamalıyız.
‘Mustafa Kemal = O dur’ En Güzel Atatürk Şiirleri Kitabım Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kurucusu Merhum Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ümüzün "Vatanımız- Milletimiz -Devletimiz"için yapmış olduğu hizmetleri anlatan çok değişik bir şiir kitabıdır. Bu şiir kitabım 180 -200 sayfadan oluşmaktadır. Böylece "Türkiye Sevdalısı" bir öğretmen olarak Atatürk'e vermiş olduğum sözü yerine getirmenin mutluluğunu yaşamaktayım. Şüphesiz Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ümüzü anlatan çok değişik şiir kitapları olabilir. Fakat ilk defa bir öğretmen sadece O'nu anlatan bir şiir kitabıyla okuyucularının karşısına çıkmaktadır. Atatürk ile ilgili olarak “Cumhuriyet,10 Kasım,23 Nisan,19 Mayıs” la ilgili olarak yazdığım daha başka şiir kitapları çalışmam da bulunmaktadır.Bu şiir kitabım birinci şiir kitabımdır. İkinci şiir kitabım Onlar Analarımız ve Üçüncü şiir kitabım da Benim Annem Melekti şiir kitabımdır. Anadolu’da hele de ilçelerde bulunup da maddi problem çeken insanların kitapları ne yazık ki okuyuculara ulaşmamaktadır. Bu konuda her hangi bir yetkili de bir çözüm yolu aramamaktadır. Türkiye’de benim durumumda olan ve kitap çıkartamayan binlerce insan bulunmaktadır. Bir şiir kitabını kalemle deftere yazmak, bilgisayara geçmek, sayfa düzenini yapmak, yanlışları düzeltmek, kelimeleri yerli yerine yerleştirmek… Büyük bir sabır ve çaba gerektirmektedir. Bunlar yapıldıktan sonra şiir kitabının okuyucuya ulaşması için paraya ihtiyaç vardır. Benim gibi maddi gücün yerinde değilse, beklemek zorundasın. Ben, milli kültüre destek vermek istiyorum diyenler bu çağrıma ses vermelidirler. Destek olacaklar kitapların karton kapaklarının iç tarafında renkli olarak tanıtımı yapılacaktır. Şiirlerimi okumak isteyenler blogcu sitemden okuyabilirler. http://odurataturksiirleri.blogcu.com Bu duygu ve düşüncelerle Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yüzyıllarca yaşamasını Yüce Mevlâ'mızdan diliyor, en derin saygı ve sevgilerimi sunuyorum.’dedi.
Hasan Sancak,52 yaşındadır. Nagehan isminde bir kızı, Alp Cihan ve Boğaç Han isminde de iki tane erkek çocuk sahibidir. O' dur, Onlar Analarımız, Benim Annem Melekti isimli üç tane şiir kitabı vardır. Bu kitaplarıyla birlikte basıma hazır 50 tane şiir kitabı ve 5000 tane şiiri okuyucularla buluşmayı beklemektedir Şimdiye kadar şiir kitapları, NOTER ONAYLI RÜYA ve REKLÂM SENARYOLARI, notere onaylattığı "Televizyonlar İçin 300'e yakın İlginç Yarışmalar ile kamuoyunun gündemine geldi. 400 tane alternatif reklâm senaryosu vardır. Bu reklâm senaryolarının 50 tanesi noter onaylıdır. Bu reklâm senaryolarını ’RÜYALARIMI ÇALDILAR’ kitabıyla okuyucularla buluşturacaktır. Sanalda 500 forum sitesine üye olmuştur.
Nice 85. Yıllara…
Cumhuriyetimizin 85. Yılı Kutlu Olsun!..
Cumhuriyetimizin 85. Yılı’nı millet olarak birlik ve beraberlik duyguları içinde kutlamanın derin hasreti ve üzüntüsü içindeyiz. Aynı dün olduğu gibi bugün de bir tarafta terör yapanlar ve onların sicilli yandaşları, diğer tarafta vatan sevdalıları… Ayakta tutanlarla yutanların mücadelesi devam etmektedir… İhanet bu kadar açık olarak sergilenmemişti. Türk bayrağı yakılıyor, cadde ve yollarda bombalar patlatılıyor, Mehmetçikler, polisler, korucular ve vatandaşlar kahpece öldürülmektedir. Yurdun bazı bölgelerinde ayaklanma provaları, bölücülük, yıkıcılık, molotoflarla araçları yakma devam etmektedir. Vakit 70 milyon olarak gücümüzü dost ve düşmana göstermenin zamanıdır…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hür, bağımsız ve onurlu olarak sonsuza kadar yaşayacağı kesindir. Küçük lokma olanlar yutulmaya mahkûmdurlar. Tarih bunların örnekleriyle doludur. Cumhuriyetimizin 85. Yılı’nı kutlar, en derin saygı ve sevgilerimi sunarım.
Alaçamlı=Köprübaşılı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteci Hasan Sancak, "Millet-i Sadıka'nın Vatana İhaneti ve Hocalı Katliamı" isimli şiir kitabına destek olacaklardan ilgi ve destek bekliyor.
Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Sancak:’Bu şiir kitabım da diğerleri gibi çok farklı bir şiir kitabıdır. İlk defa böyle bir şiir kitabı yazılmıştır. Ermenilerin 1015 yılından 21.yüzyıla kadar Türklerle münasebetlerini şiirleştirdim. 3 haftada yazdım. Bunun çocuklar ve gençler tarafından özellikle okunmasını istiyorum. Şiir kitabım 3000 mısradan oluşmaktadır. Bütün olayları en ince ayrıntısına kadar anlattım. Ermeniler, Rumlar döneminde Hayk ismiyle anılırdı. Köle bir toplumdu. Bizimle münasebetleri Selçuklular zamanında başladı. Önce sığındılar. Devletimize çok sadıktılar. Bunun için kendilerine millete sadık manasına gelen‘Milleti Sadıka’ denildi. İngilizler. Fransızlar ve Rusların kışkırtmasıyla ilk önce Doğuda; Kars, Van, Muş ve Erzurum’dan… Başlayarak, bebekleri, çocukları katlettiler. Hamile kadınlarımızın karınlarını deştiler… Hocalı’ da yaptıkları vahşeti, insanım diyenler yapmaz. İhanetin büyüklüğü hiçbir zaman bağışlanmaz. Ermenilerin bu kadar yaygara kopartmaları, kendi ihanetlerinin duyulmaması içindir. Onlar bu vatanın ekmeğini yediler, suyunu içtiler, havasını teneffüs etmişlerdir. Bunun yanı sıra yaptıkları en büyük olay, Türk Milletini arkadan hançerleyerek, ihanet etmeleridir. Şerefsizlikleri ve ölüm kusmaları kolay kolay bağışlanmaz ve unutulmaz. Şiirimin hepsini 'milletisadikavehocalikat.blogcu.com'internet siteme yükledim.Okumak isteyenler şiirlerin hepsini buradan okuyabilirler.
’Bir şiir kitabını kalemle deftere yazmak, bilgisayara geçmek, sayfa düzenini yapmak, yanlışları düzeltmek, kelimeleri yerli yerine yerleştirmek… Büyük bir sabır ve çaba gerektirmektedir. Bunlar yapıldıktan sonra şiir kitabının okuyucuya ulaşması için paraya ihtiyaç vardır. Benim gibi maddi gücün yerinde değilse, beklemek mecburiyetindesin. Benim durumumda olan binlerce kişi bulunmaktadır. Eğer gücünüz yerindeyse, şiiri seviyorsanız, reklâmınızı yaptırmak istiyorsanız bize ulaşınız. Destek olacakların şiir kitaplarımın iç karton kapaklarında, renkli olarak tanıtımı olacaktır. Faturası kesilerek, kendinizi, şirketlerinizin tanıtımını ve yaptığınız çalışmaları kamuoyuna istediğiniz şekilde duyurabilirsiniz. Milli kültüre destek olacak işadamlarımız ve belediye başkanlarımızdan destek bekliyorum’ dedi. xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx Şair Hasan Sancak’tan
Belediye Başkanlarına İlginç Teklif!..
Alaçamlı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci ve Gazeteci Hasan Sancak belediye başkanlarının il ve ilçelerinde yapmış oldukları hizmetleri ve yeni aday olacak olan belediye başkan adaylarının tanıtımını en güzel şekilde şiirleştirmek istediğini söyledi.
Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Sancak’:
29 Mart 2009’da Türkiye genelinde belediye başkanlığı seçimleri yapılacaktır. Şu anda görevde olan çalışkan belediye başkanlarının icraatlarını şiirleştirebilir ve aday olacaklar isterlerse, kendilerini en güzel bir şekilde şiirle tanıtabilirim. Kitap haline getirmediğim Bafra Eski Belediye Başkanı Hasan Aslan’a yazmış olduğum şiirlerim mevcuttur. Kitap haline getirme nasip olmadı. Bu şiirlerim için bir blogcu sitesi de açtım. http://hasanaslanasiirler.blogcu.com İsteyenler örnek şiirlerimi buradan görebilirler.Bu Türkiye’de ilk defa olan bir şeydir.Yazılan şiirler kitap haline gelirse, bir belediye başkanı ilk defa yaptığı icraatları şiir kitabı haline getiren belediye başkanı unvanını kazanacaktır.Ayrıca kendisi adına bir blogcu sitesi de açılacaktır.
Üç tanesi çıkan 50 şiir kitabım, 5000 şiirim ile birlikte, 50 tanesi noter onaylı 400 tane de alternatif reklâm senaryom bulunmaktadır. Şiir kitaplarımı çıkartma ve alternatif reklâm senaryolarımı kamuoyuna duyurma mücadelesi veriyorum. Bir şiiri kalemle deftere yazmak, bilgisayara geçmek, sayfa düzenini yapmak, yanlışları düzeltmek, kelimeleri yerli yerine yerleştirmek… Büyük bir sabır ve çaba gerektirmektedir. Bunlar yapıldıktan sonra şiir kitabının okuyucuya ulaşması için paraya ihtiyaç vardır. Benim gibi maddi gücün yerinde değilse, beklemek mecburiyetindesin. Benim durumumda olan binlerce kişi bulunmaktadır. Şiir kitaplarıma maddi destek olmak isteyen herkes bana telefon ya da E-Mail yoluyla ulaşabilir. Destek olanların şiir kitaplarımın iç karton kapaklarında, renkli olarak tanıtımı olacaktır.’Şeklinde konuştu.